LISBON

Portekiz, Avrupa’nın Yeni Dünya’ya açılan kapısı olarak bilinir; Lizbon ise başkenti ve Batı Avrupa’nın en eski şehri.

Portugal is known as a gate of Europe to the New World; Lisbon is its capital and the oldest city in Western Europe.

Sırasıyla; Antik Çağ dönemi Fenikeliler’den Romalılara, Mağripler’den ise Hristiyanlar’ın yönetimine geçmiştir. Lizbon Limanı her dönemde önemini arttırmıştır ve Coğrafi Keşifler için destekler vermiştir. Böylece Portekizli denizciler Ümit Burnu yoluyla Hindistan’a giden Afrika’nın doğu kısmını keşfetmiş, Afrika’nın bazı bölgelerini sömürgeleştirmiş, Brezilya’yı da keşfetmiştir. 1755’de büyük deprem sonucunda şehrin mimari yapısı büyük hasar almıştır. Deprem sonrası ise evler, kliseler onarılmış, sokaklar birbirine paralel ve geniş bir biçimde inşa edilmiştir.

Bence Lizbon halkı birçok şeyden gurur duyuyor olmalı. Mesela, Dünya Seyahat Ödülleri’nde 2014 yılında Lizbon, Avrupa’nın en fazla Gemi Varış Noktası seçilmiş. Trip Advisor Seyahat Severlerin seçilen ödülüne göre; Dünya’nın ikinci en iyi akvaryumuna sahip. Huffington Post tarafından şehir sanatını görmek için dünya sıralamasında en iyi altıncı şehir olarak seçilmiş. Dahası Portekiz, politik istikrar ve düşük suç oranı ile Avrupa’nın en huzurlu, dünyanın da üçüncü huzurlu ülkesi olarak kabul ediliyor.

Aslında Lizbon, yokuşları olmasına rağmen yürüyerek gezilebilecek kadar keyiflidir. Gerçekten şehrin kendine has bir karakteri var. Sokaklarında kaybolmanın, bir anda sarı tramvayların önünüze çıkacağı ve çınçın çalan zilini her yerden duyduğunuz zaman benim ne demek istediğimi anlayacaksınız. 🙂 Özellikle şehrin hemen hemen tamamını dolaşan 28 nolu tramvaya binerek de şehri keşfedebilirsiniz. 

Chronologically, It has been occupied by Phoenicians in Ancient Period to Romans, until Moors to Christians. The port of Lisbon had importance in every part of those periods and Portugal enhanced The Geographical Discoveries. By this way, Portuguese sailors discovered along East Africa’s coasts by reaching to Cape of Good Hope towards India, and also Brazil was discovered, several regions in Africa were colonozied. The city was destructed in 1755 earthquake. Later, houses, churches, schools were reconstructed and avenues were rebuilt.

I think that Lisbon residents must be proud of many things. For instance, in 2014 Lisbon was named Europe’s Best Cruise Destination in the World Travel Awards. It also has the world’s second best aquarium according to Trip Advisor’s Traveller’s Choice Award. It was ranked sixth among the world’s best cities to see urban art by The Huffington Post. What’s more, with its political stability and low crime rates, it is ranked as the most peaceful country in the EU and the third in the world.

Actually, it is enjoyable to walk around city despite of having hills and slopes. Lizbon has own unique style. You will find out what I mean when you lose yourself in the streets, suddenly you coincide with famous yellow trams and hear their sounds “bing bing” 🙂 I’d recommend you to catch the no:28 tram and visit almost every places and discover this fabulous city.



São Jorge Castle - São Jorge Kalesi

Duvarlar, kuleler ve kalenin içi Mağriplerin Lizbon’u aldıkları dönemlerde inşa edilmiştir. Şehir manzarası ve Tejo Nehri sizi karşılıyor. Bembeyaz evlerin turuncu çatıları arasındaki uyumuna bayılacaksınız. Kale gezisi bittikten sonra Fado’nun doğduğu yer olarak bilinen bu otantik Mouraria Mahallesi’ni gezerek aşağı inebilirsiniz. Burada yaşayanların çoğu Bangladeş, Çin, Hindistan ve Pakistan’dan gelen göçmenlerden oluşmaktadır.

Giriş: 8.5€

The castle walls, towers and its interior were constructed during the Moorish occupation. I recommend you to enjoy unique panoramic view of the city and river Tagus. Let’s visit to Saint George Castle.

It is located in a historic centre, in Mouraria neighborhood. You will adore harmony of white houses and orange-coloured roofs. You can walk down around Mouraria which is very authentic neighborhood, known as the birthplace of “FADO”. Here, the majority of immigrant is from Bangladesh, China, India and Pakistan.

Entrance: €8.5

Arabic architectural patterns in the castle


Rua Augusta Arch - Zafer Takı

Rua Augusta Takı, Lizbon’un kalbinde Praça do Comércio (Ticaret Meydanı) bölgesinde 1755’teki deprem sonrası şehrin yeniden inşası anısına yapılmış zafer takıdır. Şehrin ziyaret edilen en ünlü yaya caddesine, Rua Agusta, bir geçiş kapısıdır. Kısaca, bu zafer takı özel bir mimari yapıya sahip. Fransız heykeltraş Célestin Anatole Calmels tarafından çeşitli tarihsel figürlerin heykelleri ile dekore edilmiştir. Yani, kahramanlığı ve dahiliği ödüllendiren görkemi temsil ediyor. Nuno Alvares Pereira (Portekizli general), Viriatus (Lusitania’nın lideri), Vasco de Gama (Hindistan’a denizyolu ile ulaşan ilk Portekizli kaşif) ve Marquis of Pombal (devlet adamı) tarihsel kişilikleri simgelenen heykeller var.
Dahası, asansör ve merdivenleri kullanarak zafer takının üzerine çıkabilirsiniz. Giriş ücreti 2.5€. Yukarıdan bu eski şehrin hoş manzarasını izleyebilirsiniz.

 

 Augusta Caddesi

Rua Augusta, trafiğe kapalı, sağlı sollu restaurantları, kefeleri ve mağazalarının bulunduğu Praça de Commercio ile Rossio Meydanını birbirine bağlayan en bilindik caddedir.
Sokak sanatçıları da ayrı bir güzellik katıyor doğrusu. Burada bir kahve molası vererek Santa Justa Asansör’üne doğru yürüyebilirsiniz.

It was built to commemorate the city’s reconstruction after the 1755 earthquake in Praca do Comercio, in the middle of the heart of Lisbon. It is the gateway to most visited famous pedestrian street of the city, Rua Agusta. Briefly, this triumphal arch has particular architecture. It was decorated with statues of various historical figures made by French sculptor Célestin Anatole Calmels. You can see the sculptures of him representing Glory crowning Genius and Valor. There are sculptures representing the historical personalities of Nuno Alvares Pereira (Portuguese commender), Viriatus (leader of the Lusitanian people), Vasco da Gama (the first Portuguese explorer to reach India by sea) and the Marquis of Pombal (statesman).
What’s more you can get on the top of the arch, using an elevator and some steps. It costs only €2.50. From up you have very nice views of old town.

Rua Augusta

Rua Agusta is a well-known lively street and closed to traffic. There are many restaurants, cafes and shops. This street links Praça de Commercio to Rossio Square. Street performers give a nice ambience as well. Here, you can take a break to drink coffee before you get Santa Justa Lift.



The Santa Justa Lift

1902 yılında ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla Baixa ve Barrio Alto semtlerini birbirine bağlaması için Neogotik tarzında ve Fıransız mimar Eyfel’in stilinden esinlenilmiş olan asansör aynı zamanda şehrin ilk taşıma sistemlerinden biridir. O zamanlar yukarıya çıkmak güçmüş.  Şimdi ise bu büyük başarı daha çok turistlerin ilgisini çekiyor. Lizbon’un çeşitli manzara izleme noktasındaki gibi buradan da şehri panoramik olarak izleyebilir ve fotoğraf çekebilirsiniz.

Giriş: 5.15€

 

It is a Neogothic lift that was built in 1902 with the similar style as the renowned French architect, Eiffel. It was one of the city’s public transport systems to facilitate a transit and to bridge between Baixa and Barrio Alto districts because it was tough to go up. This huge success attracts tourists. You can see panoramic view and take photos from the top (mirador) as good as various viewpoints of Lisbon.

Entrance: €5.15



National Pantheon

17.yy Lizbon tarzını yansıtan beyaz rengi ve tek kubbesiyle Barok sanatını görebileceğiniz bu kilise 20.yy’ da Ulusal Pantheon olarak dönüştürülmüştür. İçeride ünlü Portekiz sanatçılarının türbeleri bulunmaktadır. Mesela Fado müziğinin kraliçesi Amalia Rodrigues burada yatmaktadır. Şehri panoramik olarak başka bir açıdan görmek isterseniz yukarıya çıkmak mümkün. İçeriye giriş ücreti 4€.

This 17th century Lisbon style and Baroque art with its white color and single dome was converted to the National monument in 20th century. Inside is filled with the tombs of important Portuguese people such as Amalia Rodrigues who is queen of Fado music. It is possible to meet another panoramic view on the top. The entrance is €4.



Jerónimos Monastery

Eğer tarihe meraklısıysanız, burası görülmeli. Manastır orjinal İncil’i Latinceye çevirmiş olan Aziz Jerome’ye adanmıştır. Dahası, kaşif Vasco de Gama Uzak Doğu ülkelerine sefere çıkmadan önceki son gecesinde burada bulunmuş ve şimdilerde türbesi manastırın içerisinde yer almaktadır.

Dışarıdan bakıldığında süs havuzları ve bahçeleri ile etkileyici bir görünüşe sahip. Dış yüzeyinde başarılı taş işlemeleri ve oyma işi örnekleri görebilirsiniz. Arklarla ve sıra sıra sütunlu alanı ile içerisi görülmeye değer. Giriş ücretsiz ancak çok uzun kuyruk ile karşılaşabilirsiniz.

Lizbon’un ünlü Natasını tatmak isteyenler Manastırın yanındaki “Pasteis de Belém”  e uğrasın 🙂

Nata: milföy hamuru içerisine muhallebisi olan üzerine tarçın ve pudra şekeri servis edilerek yenilen özel bir Portekiz tatlısı.

If you are curious about history, it is a must-see. This monastery is dedicated to Saint Jerome who was translated the original Bible into Latin. What’s more, Vasco de Gama spent his last night here before going to the Far East and nowadays his tomb is located inside.

The architecture of monastery from the outside has fascinating appearance with fountains and gardens.
On the facade you can see successful stone works and carving patterns. The interior of building with its arches and colonnaded center is worth to see. It’s free to enter but there may be long queue.

If you want to taste special Portuguese Tart (Nata), you can take it from “Pasteis de Belém”  nearby Monastry.

Nata: Portuguese egg tart pastry which contains custard by serving with powder sugar and  cinnamon.



Belém Tower

Belem Kulesi, nehirden Lizbon Limanı’na girişi korumak için inşa edilmiş. Uzaktan bakınca gemiye benziyormuş. İstenmeyen bir durum söz konusu olduğunda yabancı gemilere top tutuyorlarmış.

Bej-beyaz kireçtaşı kullanılmış, nehrin üzerinde inşa edilmiş, Jeronimos Manastırına yakın, 16.yy’da Portekiz Gotik Manueline stilinin ilk örneklerinden olup ve UNESCO Dünya Mirası Listesine alınmıştır. Gerçekten çok güzel bir yapı; ancak ben dış yapısını içeriden daha çok ilgi çekici buldum. Hem içeriye girmek için kuyrukta zaman harcayabilirsiniz. Bu yüzden kulenin çevresinde de hoş vakit geçirip güzel kareler yakalayabilirsiniz.

Giriş: 6€

The Tower of Belém was built to guard the river entrance into Lisbon harbour. It did seem a ship from a distance. In the case of risky situations, the troops had dropped bombs to foreign ships.

It was built from beige-white limestone structure over the river, nearby Jeronimos Monastry, one of the principal achievements of the Portuguese Late Gothic Manueline style in 16th century and it is a UNESCO World Heritage. It has spectacular view over the river, but I found more interesting its facades than its interior. Also you may spend more time to get in, that’s why you can visit around the tower and take some great shots.

Entrance: €6



Padrão dos Descobrimentos - Kaşifler Anıtı - Monument of the Discoveries

Bu anıt 1940 yılında Portekiz Dünya Fuarı için yapılmıştır. Denizci (Prens) Henry’nin 500. yıl anısına adanmıştır. Böylece Henry en başta yer alır ve güneye nehre doğru bakar. Amacı, Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan’a ulaşmaktır. Henry, Portekiz keşiflerinin baş duayeni olarak kabul edilir. Diğer heykeller; denizcileri, kaşifleri, rahipleri ve yazarları simgeler. En çok bilinen denizci; Vasco de Gama ve Ferdinand Magellan’dır (ilk dünya turuna çıkan denizci).

Monument of the Discoveries was constructed for Portuguese World Exhibition opening in 1940 and dedicated to the centennial of the death of Prince Henry who is in front of group and looks across southern towards river. Henry is regarded as the patron of Portuguese exploration. Rest of statues belong to navigators, explorers, priests and writers. Most known navigators are Vasco de Gama and Ferdinand Magellan (first to circumnavigate the globe).



Santuário do Cristo Rei - Christ the King

Katolik anıt (İsa’nın Kutsal Yüreği diye adlandırılıyor) Lizbon’u nehrin diğer bir tarafından görüyor ve Almada Bölgesin’de yer alıyor. Brezilya’daki Kurtarıcı İsa Heykeli’nden esinlenilmiş. Giriş: 5€.

The Catholic monument (It is named as the Sacred Heart of Jesus Christ) overlooks Lizbon from the other side of river in Almada. It was inspired by Christ the Redeemer statue of Rio de Janeiro, in Brazil. Entrance: €5.



Restaurants and Bars

Benim beğendiklerim ve önerdiklerime tıklayarak web sitelere ulaşabilirsiniz:

For my likes and recommendations, you can click to reach their websites.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *