Kingdom of Aragon – Zaragoza

Barcelona Madrid arası köprü olan bu şehir keşfedilmeyi bekliyor.

Zaragoza waits for its guests passing between Barcelona and Madrid to discover it.

 

 

 

Ebro Nehri üzerinde, Aragon Bölgesi’nin başkenti olan şehir 2000 yıllık tarihiyle Iber, Romalı, Arap, Yahudi ve Hristiyan topluluklarına şahitlik etmiştir. Roma İmparatorluğu zamanında şehrin adı Caesar Augusta olarak adlandırılmış. Ceasar Augusta, Kantabriya Savaşını kazanan ordusunun askerlerine şehri hediye etmiş. Daha sonra müslüman araplar tarafından Saraqusta, zaman aşımından sonra Saragosa ve şu an ki adı ile  Zaragoza olmuştur.

İspanya’nın 17 bölgesinden biri olan Aragon Bölgesinden biraz da olsa bahsetmek istiyorum. Aragon Bölgesini popüler yapan konumu, Fransa ile sınır ve Pirene dağlarının orta kısmını içine alan özerk bir bölge olmasından dolayı kaynaklanıyor. Aynı zamanda doğusunda Katalonya bölgesi, batısında Navarra, La Rioja ve Castilla León, güneyinde ise Valencia ve Castilla–La Mancha özerk bölgeleri arasında kalmaktadır. Bu yüzden Zaragoza’dan 2 saat sonra Pirene dağlarına çıkıp temiz havayı içinize alabilir ve kışın kayak yapabilir, 3 buçuk saat sonra güneyin deniz kokusunu içinize çekebilir, yine 3 buçuk saatte Bask Bölgesine gidip enfes tapas çeşitleriyle tanışabilirsiniz. Aragon bölgesi içerisinde günübirlik bile gidebilieceğiniz birbirinden şirin köy ve kasabalarda zaman geçirebilirsiniz. Bölgede dil İspanyolcadır. Aragonca daha çok Pirene dağlarına yakın yerlerdeki kasaba ve köylerde konuşulmaktadır. İklim olarak; yazları sıcak ve kışları kuru soğuktur, yağmur oranı düşüktür. Bir de “cierzo” denilen bir rüzgarı vardır ki en şiddetlisi odur. Uçma hissi yaşatır. Yemeklerine gelince, zeytin, zeytin yağı, şarap, peynir ve et çeşitleri olarak kuzu ve domuz bulabileceğiniz en lezzetli bölgedir Aragon. Aynı şekilde sonraki paylaşımlarımda bunlara da değinmek istiyorum. Ayrıca şehrin futbol takımı Real Zaragoza çılgın Zaragozalı holigan kitlesine sahip. Onlarla maça gitmek gerçekten keyif verici 🙂

Over Ebro River, Zaragoza, the capital city of Aragon,  had witnessed the community of Iberians, Romans, Arabs (Moors), Jewish and Christians during more than 2000 years of its history. The city, which had been known as Salduie before, was named Ceasar Augusta during Roman era because Ceasar had presented this city to his army after victory of Cantabrian Wars. Later, Moors had called as Saragusta, after years later; Saragosa and Zaragoza is currently until now.

A bit i would speak of Aragon which is one of the 17 regions of Spain (Aragonese autonomous community). Aragon is popular region because it borders on France and is positioned in the middle of Pyrenees. Also, It is surrounded by Catalonia to the east, Valencia and Castile–La Mancha to the south, Castile and León, La Rioja and Navarre to the west. Therefore, it will take 2 hours from Zaragoza to Pyrenees to get some fresh air, climbing the mountains, discovering the nature, to go skiing. You will be in the south part of Spain (Valencia, Barcelona, Tarragona.. so on) 3 and half hours later. Also it will take 3 and half hours to País Vasco to taste various tapas types. Moreover, i recommend that you should spend one day to discover some small hispanic villages in Aragon. Generally, Spanish is spoken and the villages in Pyrenees speak Aragonese. Here has the mediterranean climate which is known hot & dry summers and cold&dry winters and the rainfall is low. What’s more, there is a kind of wind called as “cierzo” and it blows pretty strong. As for the foods, you can meet the best taste of olives, olive oil, wine, cheese, also you are in the great region to find lamb and various pork meats. Afterwards, I will explain the cuisine of Aragon in my following posts. Also, football team Real Zaragoza is supported by its fans from the heart. It is enjoyable to attend a match with them in the stadium 🙂

Şimdi, kısa ve özet olarak tanıtmaya çalıştığım Aragon Bölgesi’ni favorim olan bu video ile izleyerek görselleştirelim. / Now, you can watch my favorite video in order to meet Aragon Region.

Aragon tu reino (Aragon senin krallığın / Aragon is your kingdom);

 

Zaragoza’yı bir günde bitiririm diyorsanız yazacağım görülmesi gereken yerlerden başlayabilirsiniz. Ve umuyorum bu post işinize yarar sevgili gezginciler 🙂 Ama ben bu post ile sınırlı kalmayıp Zaragoza ile ilgili daha bir çok şey açıklamaya çalışacağım.

If you think to end the sight-see in a day, you should visit main places which i will recommend you on this page.  I hope my post will be noteworthy for you. Besides, i will try to give you more informations such as where can be eaten, what can be done in Zaragoza.

 

1. PILAR BAZILIKASI – VIRGEN DEL PILAR – OUR LADY OF THE PILAR

Virgen del Pilar şehrin simgesi olup Katolik inancının hüküm sürdüğü bir bazilikadır. Virgen: Meryem Anayı temsil eder, Pilar: Kolon demektir.

İspanyol Katolik inancına göre, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Yakup, İspanya’nın koruyucu azizi olarak kabul edilir. Burada, Roma İmparatorluğu döneminde İncil’den halka vaaz verirmiş ve bir gün ona inanlarla birlikte Ebro Nehri’nde dua ederken bir kolon üzerinde Meryem Ana meleklerle birlikte mucizevi bir şekilde gözükür ve Meryem, Yakup’a sembolik ve tahtadan yapılmış Meryem’in kendi resmi olan bu kolonu ona hediye eder. Yakup’a bu şehre bir kilise yapılmasını dile getirir. Bu sayede Yakup bir ibadet yeri(kilise) inşa ederek Meryem’in oradan ayrılmış olduğu yeri ölümsüzleştirir. Daha sonra Yakup müritleri ile Kudüs’e geri döner ve orada şehit olur. 1434 yılında çıkan bir yangın bu kiliseyi yakıp kül etmiştir.

 

Şu anki Bazilika 1681 yılında başlan ılmış ve 1711 yılında tamamlanmıştır. 130 metre boyundaki dört kulesi ve on bir tane kubbesiyle Ebro Nehri’nin kıyısında görkemli gözüküyor doğrusu. İspanya Sivil Savaşı’nda iki bomba tarafından vurulmuş ve hasar görmüş ama bombalar patlamamış. Bu yüzden herkes bunu mucize bir olay olarak var saymaktadır. Bu iki patlamayan bomba bazilika içerisinde sergilenmektedir.

Virgen del Pilar is a basilica governing catholicism that is a symbolic of the city. According to ancient Spanish tradition, James the Greater, one of the original Twelve Apostles of Jesus Christ, had been known as a “patron” saint of Spain. Here, he had informed people by reading articles from Bible in Roman era and one day while he was praying with some of his disciples along Ebro River, miraculously Mary and Angels appeared in front of them over the colon and she gave him the pillar as a symbol and a wooden image of herself. She requested a church from him to have it build for the city. Thus, he immortalized this moment of Mary by building a church. Later on, he went back to Jeruselam with his disciples and he became a martyr. A fire had destroyed this church in 1434.

In 1681 the current basilica started to be constructed and to be completed in 1711. It seems gorgeous with its four towers (130 m) and eleven domes over Ebro River. It was shot by two bombs and got damaged in Spanish Civil War although the bombs did not explode. Therefore, this incident is seen as a miracle. Nowadays two bombs that have not exploded are exhibited inside.

İçerisi de dışarısı kadar etkileyici. İçeride bölümlere ayrılmış her ibadet yerinde (chapel) duvarlarda İsa’nın doğuşunu ve kutlanışını, Meryem Ana’nın Yakup’a gözüktüğü anı simgeleyen resimler görebilirsiniz. Tavanda yer alan, Francisco Goya’ ya ait iki büyük sanat eserine bir bakın derim.

İlk eser, Klasik tarzındaki yumuşak ve açık tonlarda yapılmış olan bu kompozisyon “La adoración del Nombre de Dios” (Tanrının Adına Duyulan Aşk) olarak adlandırılmaktadır. Resmin merkezindeki üçgen kompozisyon konudaki önemli figürü yani Tanrı’nın ismini içermektedir. Diğer insan figürleri bunun etrafında gelişmiştir.

Interior of basilica is impressive as much as its exterior. In each separated chapel on the wall, you will see that some paintings represented the moment of Mary when she appeared to James and some paintings represented the birth of Jesus and his celebration. There are two major artworks of Francisco Goya on the ceiling.

First artwork “Adoration of the Name of God” was painted soft and light tints. The main triangle symbol on the centre of painting represents the name of God and other human figures are situated along the symbol.

İkinci eser yine Goya’nın kubbelerden birine yapmış olduğu daha renkli, hayal gücü yüksek olan “Regina Martyrum” (Kraliçenin(Meryem’in) Şehitleri)’dir. 50 metre yukarıda olan bu kubbeye bakınca her figür açık bir şekilde görülmektedir. Ancak günümüze kadar bazı yerleri solmuştur. Bu kubbe Meryem meleklerle ve İsa’ya inanan azizlerle birlikte cenneti temsil etmektedir.

Second artwork on the ceiling of the cupola  “Queen of Martyrs” was painted very colourfully and displays strong imagination of Goya. All figures clearly are seen when you look at that cupola. For sure, some parts have been discoloured until today. This painting represents believing Mary, her angels and saints to Jesus a re in the heaven.

Santa Capilla, Bazilika’nın içinde merkezde İspanyol barok stilinde görkemli ve yaldızlı bir ibadet yeridir.

Santa Capilla with hispanic baraque style is a magnificent and gilded chapel situated in the centre of Pilar.

Pilar’ın bir kolonundan tepesine çıkabiliyor, az da olsa şehre yukardan bakabilirsiniz (3€). Pilar’a girişler ücretsizdir.

Her gün sabah 09.00, öğlen 12.00 ve akşam 20.00’de çocuk korosu kaydı piyano ve keman eşliğinde şehre ritim katmaktadılar.

You can go up from one of the column to see the city. It costs 3€. It is free to visit inside of Pilar.

Every day, in the morning at 09.00 am, in the mid-day at 12.00 pm and at night at 20.00 pm; if you are close to Pilar, you can hear the children’s choir record with accompanied piano and violin instruments.

 

 

2. LA SEO KATEDRALI – CATEDRAL del SALVADOR de ZARAGOZA

Katedral La Seo meydanındadır ve genellikle bilinen adı La Seo’dur. Pilar ve La Seo, Zaragoza’nın görülmesi gereken önemli iki katedralidir. İspanya’da her şehrin bir tane katedrali olmasına rağmen sadece Zaragoza’da iki tane katedral vardır. Burası Romalılar zamanında inşa edilmiştir, sonraları Müslümanlar (Mağribiler) cami olarak kullanmış. Alfonso I, şehri işgal edince Hristiyanlar binaya eklemeler yapmış ve katedral olarak günümüze kadar bu yapıda kalmıştır.

La Seo dış mimarisi bakımından barok stili Arap mimarı tarzı içerisine karışmış (Mudejar) ve iç tasarımı ile gotik tarzını da barındıran bir katedraldir. Katedralin içersinde yirmiyi geçkin ayrı ayrı ama yan yana ibadet odaları ve bunların da kendine ait adları ve dizaynı vardır. Bunlar beni çok büyülemişti. Bu yüzden çoğu mimari stili bir arada görebilmeniz mümkündür. Roman, Barok, Gotik, Rönesans, Mudejar.. İşte bu yüzden, içeriyi ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Gitmeden önce fiyat ve saatleri linkten kontrol ediniz.

Cathedral is located in La Seo Square and its well-known name is La Seo. Normally, in Spain each city has one its unique cathedral except Zaragoza (there are two cathedrals: Basilica del Pilar and La Seo). It was constructed in Roman Era, afterwards Moors had managed cathedral as a mosque. When Alfonso I conquered the city, Christians had built additional structures for cathedral and it have remained undamaged structure until today.

La Seo has a unique architectural style; Exterior of cathedral has that baroque got mixed in Mudejar style and interior has gothic style. Inside of cathedral there are more than twenty chapels which you will visit contiguous rooms and separate parts that have different names and design for each chapel. I was impressed very much. Therefore, it is possible to jointly meet many architectural structures: Romans, baroque, ghotic, renaissance, mudejar.. I strongly recommend you to visit here. You check price and timetable in this link before you visit it.

 

3. ALJAFERÍA SARAYI – PALACIO DE LA ALJAFERÍA

Aljaferia, 11.yy’ın ikinci yarısında Mağribiler tarafından inşa edilen bir ortaçağ Islami palası ve Aragon Mudajer Mimarisi olarak gösterilen simgesel bir eserdir. Palas, Arap-İspanyol sanatını en muazzam şekliyle yansıtır ve bu sanatsal yapılar Sevilla’daki Real Alcazar ve Granada’daki Alhambra’ya örnek olmuştur.

The Aljafería Palace is a medieval islamic palace that was built by Moors in the second half of 11th century. Also, it is a symbolic monument as shown Mudejar Architecture of Aragon that contains jointly both islamic and hispanic styles. Real Alcazar in Sevilla and Alhambra in Granada got inspired Mudejar Architecture of Aragon.

Sonraları bu palas Aragon Kralı Birinci Alfonso’nun, Müslümanları şehirden uzaklaştırdıktan sonra onun meskeni konumlandırmış ve palas, 1118 yılından sonra Hristiyanlığa uygun hale getirilmeye başlanılmış. Bu kalıntılara en iyi örnek  Saint Martin Klisesi,  Saint Isabel’in yatak odası, Saint George ibadet odası, Saint Isabel Bahçesi’nin batı tarafındaki taç modellerinin şekilleridir.

Afterwards, The Moors had been moved away from the city by King of Aragon Alfonso I, and he began to reside in the palace. After years of 1118, some parts of palace were christianised. The best designs you will see in the palace are Church of Saint Martin, the bedroom of Saint Isabel, the prayer room of Saint George, the arch figures on the west part of the garden of Saint Isabel.

Özellikle pal as içerisindeki motifler daha çok dikkat çekmektedir. Müslümanlar, bu motifleri matematik ve geometri bilgilerine göre dizayn etmişler ve cebire ne kadar hakim olduklarını göstermişlerdir. Bazı motiflerin üzerinde meyve figürleri vardır. Bu figürler cennetteki bahçeleri ifade etmektedir. Ayrıca golden room denilen altın oda cennete giden kapıyı simgelemektedir.

Beni özellikle kapı üzerindeki taçların motifleri etkiledi. İçeride küçük bir mescit onun içerisinde de mihrap yer almaktadır. İşte o zaman anlıyorsunuz ki müslüman ve hristiyan mimarisinin iç içe geçtiğini.

Especially, the patterns of interior of palace will attract you very much. Moors demonstrated how they had managed the algebra by making a design of patterns as far as their knowledges in maths and geometry. Some patterns have fruits figures represent the gardens in Heaven. Beside, there is a golden room that symbolizes the gate to Heaven.

Specially, the patterns on the doors impressed me. There is a small mosque and mihrab. Then, you realize that this combined architecture is a sample of muslim and christian effect.

Yapılan duvar kazı çalışmalarında hapishane bile olduğu, buraya kralın esirlerini getirdiğini ve o esirlerin duvarlara çizmiş olduğu resimlerden anlaşılıyor. Ayrıca hapishanenin tavanlarında sürekli tekrarlanarak yazılmış arapça yazı da bulunmuştur. Yazının manası ise “Allah Imparatordur.” Bugünlerde, palas Aragon özerk topluluğunun yerel parlementosu Cortes de Aragon’a ev sahipliği yapmaktadır.

Acoording to digging, the walls show up some pictures, writings and figures that once upon time, some places were prisons and King had condemned them here. Also, A sentence was written again and again on the ceiling of prison.  The meaning of this sentence is “God is Imperator”. Nowadays, the palace currently contains the Cortes (regional parliament) of the autonomous community of Aragon.

 

4. GOYA MÜZESİ – GOYA MUSEUM

Goya’nın Vicente López y Portaña tarafından yapılan portresi (1826, Prado Müzesi) / The portrait of Goya painted by Vicente López y Portaña (1826, Prado Museum)

Eğer Aragon’un meşhur ressamını keşfetmeyi istiyorsanız, Francisco Goya’nın bir çok eşsiz eserlerini bu müzede ziyaret edebilirsiniz. Eserlerinde Romantizm akımını gösteren ispanyol ressam ve gravür sanatçısıdır. Goya, o zamanın saray ressamı olarak çalışmasıdan dolayı yaşadığı döneme ait bir takım bilgiler eserlerinden anlaşılmaktadır.  Daha çok portreleriyle ün kazanmış olan ressam,  Manet, Picasso ve Francis Bacon gibi ünlü resamları etkisinde bırakmıştır. Ayrıca modern sanatın öncülerinden biri sayılmaktadır.

Kendi portesini çizmiş, Napolyon’un İspanya’yı işgalini resmeden çalışmalar yapmış, Italya’ya geziler de bulunmuş ve buralardan etkilenmiş, İspanya’daki krallık ve mahkemeleri yansıtmış. Ayrıca boğa güreşi, savaş ve açlık, köy hayatını ve günlük yaşamı gibi konular ile ilgili bir çok gravür esere sahiptir.

Eğer müze ve içerisindeki eserler hakkında bilgi almak istiyorsanız gitmeden önce bu linke bir göz atmalısınız. Madrid’deki Prado Müzesi’nde daha fazla eser ile karşılaşabilirsin. Ancak burayı da ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum. Giriş ücreti 4€.

If you fancy to discover the great painter of Aragon, you can visit unique artworks of Francisco de Goya. You will be able to find many of his paintings. He was a spanish painter and printmaker in romantic period. Goya’s artworks show a plenty of information from the time of lifestyle. Having gained a reputation for his portraits, the painter has influenced renowned painters such as Manet, Picasso and Francis Bacon. He is also regarded as one of the pioneers of modern art.

He even has portrayed his own portraits, worked on Napoleon’s occupation of Spain, visited Italy and been impressed by italian arts, reflected the royalty life and court image of Spain. However, those of bull fighthing, village life, daily life, war and poverty can be seen from his rest of artworks.

If you need to get information about museum and his artworks in Zaragoza, you should click this link. You can meet many his artworks in Prado Museum, in Madrid. Nevertheless, i recommend you to visit here. Entrance fee is 4€.

EXPO 2008 in ZARAGOZA

14 Haziran-14 Eylül 2008 tarihleri arasında Zaragoza EXPO’ya ev sahipliği yapmıştır. Teması “Su ve Sürdürülebilir Gelişme” olarak Ebro Nehri’nin menderes alanında gerçekleştirilmiştir. EXPO alanında modern mimari kullanılarak inşa edilen Bridge Pavilion, Water Tower, Aquarium, Spain ve Aragon Pavilion görülmesi gerekenler arasında.

Zaragoza has held international exposition by hosting EXPO between 14 June and 14 September 2008. The exposition has taken part in a meander of the river Ebro with the theme of “Water and Sustainable Development”. In the EXPO area, there are many modern buildings to visit such as Bridge Pavilion, Water Tower, Aquarium, Spain and Aragon Pavilion.

***

More for next post..

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *